Kekova

Antalya yakınlarındaki Kaleköy ve Kekova Adası, deniz-güneş ve büyüleyici tarihi kalıntılar arasında güzel bir gün geçirmek isteyen gezginler için biçilmiş kaftan. Kaş ve Kalkan’dan pek çok tur şirketi günlük turlar düzenliyor. 

 

Kekova Adası karşısındaki anakarada günümüzde Üçağız beldesi yakınlarındaki Teimiussa’da kıyı boyuncu yayılmış kitabeli mezarlarıyla çok etkileyici bir Likya nekropolü bulunuyor. Buraya aynı zamanda Kaş ve Demre arasındaki anayolda yön tabelası bulunan bir sapaktan da ulaşılabiliyor. Tekneciler belki denizden gördükleri manzarayla yetinip erken dönem Roma kalesinin burçları altındaki Kaleköy’e (Simena antik kenti) geçebilir. Kalede, Roma döneminde bu kentin küçük bir yer olduğuna işaret eden, kaya içine oyulmuş yaklaşık 300 kişilik küçük bir tiyatro bulunuyor. Aşağıda limanda turkuaz rengi denizin kıyısında, bu sularda avlanmış balıkların yanı sıra lezzetli Türk yemekleri sunan restoranlar bulunuyor. Batı tarafında sadece birkaç santimetre suyun içindeki yalnız bir Likya lahdi, yanında fotoğraf çektirmek isteyen ziyaretçilerin akınına uğruyor. Adanın anakaraya bakan kıyısı boyunca ise yarısı suya batmış bir Likya döneminden ve sonrasında da muhtemelen Bizans döneminden bir batık şehrin muhteşem kalıntıları var. Kekova Adası’nın batı tarafında yüzmenin yasak olduğunu belirten bir tabela bulunuyor çünkü geçmişte buradan suya giren yabancılar tatil anısı olarak evlerine antik kalıntılarla dönmüşler. Tekneciler yolcularını daha batıya yüzmeye götürebiliyorlar. Buradaki sahilde de bir Bizans şapeli kalıntıları bulunuyor ve ayrıca şnorkelle dalarak başka batık kalıntılarını görmek mümkün. Bugün Kekova, tarih ile doğanın buluştuğu eşsiz bir tatil geçirmek isteyenlerin en tercih ettiği demirleme noktalarından. Batık Şehir’e giden tekneler yolcuları Kalkan’dan saat 9:00’da alıyor; Kaş’tan ise tekneler genellikle 10:00’da limandan çıkıyor.